-
- Karadeniz
Bölgesi'nin Orta Karadeniz Bölümünde Amasya İli'ne
bağlı bir ilçe olan Taşova'nın kuzey ve
kuzeybatısında Samsun, doğu ve güneyinde Tokat,
batısında da Merkez ilçesi bulunmaktadır. İlçe
dağlık alanlarla kuşatılmış olup, orta ve doğu
kesimi alçak düzlükler halindedir. Kuzey kesimini
Canik Dağları, güney kesimini Sakarat Dağı, batı
kesimini de Karaömer Dağı sınırlandırır. Yöre Kelkit
Irmağı, Destek Çayı ve Gökdere ile sınırlanmıştır.
Ayrıca Boraboy Gölü ile Uluköy Baraj Gölü yörenin
aynı zamanda da mesire yeridir.
-
- İlçenin yüzölçümü
1.010 km2.dir. 2000 Yılı genel Nüfus Sayım
sonuçlarına göre; toplam nüfusu 57.050'dir.
Amasya’ya uzaklığı 55 km olan ilçenin ortasından
Yeşilırmak geçmektedir. Taşova’nın denizden
yüksekliği 230 metredir; ancak ilçenin dağlık ve
engebeli yapısı nedeni ile bu yükseklik
değişmektedir.
-
- İlçenin ekonomisi
tarım ve hayvancılığa dayanmaktadır. Şekerpancarı,
buğday, arpa, üzüm, tütün, elma yetiştirilir.
Hayvancılıkta ise daha çok koyun ve sığır
yetiştiriciliği yapılmaktadır. İlçede sanayi
kuruluşu olarak; Tekel'in yaprak tütün işletmesi ile
un, çeltik ve lastik fabrikası vardır.
-
- İlçede yapılan
arkeolojik araştırmalarda MÖ.1650 yıllarında
Hititlerin Taşova ve çevresini kontrolleri altında
tuttukları ele geçen buluntulardan anlaşılmaktadır.
MÖ.1200-700'de Frigler, Kimmerler ve Medler yöreye
egemen olmuşlardır. Taşova, Pers Kralı III.Adaşir
zamanında Perslerin eline geçmiştir. Bu durum
Makedonya Kralı Büyük İskender'in Anadolu'yu MÖ.331
yılında ele geçirmesine kadar sürmüştür. Taşova da
Büyük İskender'in yönetimine geçmiş, Makedonya
Krallığının dağılması üzerine de MÖ.291!de yörede
kurulan Pontus Krallığı'nın egemenliğini tanımıştır.
Romalılar Pontus Krallığının egemenliğine son
vererek yöreyle birlikte Taşova'yı da Roma
topraklarına dahil etmiştir. Taşova 395 yılına kadar
Roma hakimiyetinde kaldı. Bu tarihten sonra
asırlarca Bizanslar yöreyi ellerinde tuttular. 712
yılında Emeviler Taşova'yı ele geçirdiler. Türkler
Anadolu'ya gelene kadar yöre, Arapların idaresinde
bulundu. Malazgirt Savaşı'ndan sonra (1071)
Horasan'dan gelen Türk boyları çevreye
yerleşmişlerdir. Bunların arasından Seyyid Nurettin
Alparslan da Taşova'nın olduğu yere gelmiş ve burada
bir zaviye kurmuştur.
-
- Taşova, 1075 yılında
Danişmendli hükümdarı Melik Gazi'nin yönetiminde bir
kültür merkezi haline gelmiş, ancak Moğol isyanından
sonra burada Kadı Burhaneddin devleti, ardından
Tacettinoğulları 1425 yılına kadar egemenliklerini
sürdürmüşlerdir. Çelebi Sultan Mehmet Tacettin
Beyliğine son vererek yöreyi Osmanlı topraklarına
katmıştır. Osmanlı döneminde, Tokat sancağına bağlı
bir köy olan Taşova Cumhuriyet döneminde Tokat İli
Erbaa İlçesine bağlı olarak kalmıştır (1923-1944).
-
- 1944 yılında da
Tokat İli'nden ayrılarak Amasya'nın ilçesi konumuna
getirilmiştir.
- Taşova'nın 9
km.uzağındaki Alparslan Kasabasında bir hamamda
kurulan, Taşova Belediyesi yönetimindeki Alparslan
isimli özel müzede, yörede rastlantı sonucu bulunan
eserler sergilenmektedir.
-
- Taşova yakınındaki
Özbaraklı'da, antik Roma yolunun vadiyi kontrol
etmek için Roma döneminde yapılmış Yukarı Baraklı
Kalesinin bir kısım duvarları günümüze ayakta
gelebilmiştir. Özbaraklı'daki şelalenin çıktığı
alanda Roma dönemine ait bazı kalıntıların temel
izleri dikkati çekmektedir. Ayrıca burada bir Bizans
Kilisesi (Şelale Kilisesi) kalıntıları da
bulunmaktadır. Kızgüldüren Köyü içerisinde yalnızca
duvarları ayakta kalmış bir Bizans Kilisesi
(Kızgüldüren Kilisesi) bulunmaktadır. Bu kilise
Osmanlı döneminde Cami olarak kullanılmıştır. Ayrıca
Taşlıova'da XVII.yüzyılda yapılmış Aşağı Baraklı
Camisi ahşap camiler grubundandır. Uluköy
Kasabasında da XVII.yüzyıla tarihlenen Uluköy Sinan
Paşa Hamamı bulunmaktadır. Şeyh Nurettin Alparslan
Türbesi MS.XIII.yüzyılda Selçuklu döneminden kalan
bir eserdir.Ayrıca Uluköy Kasabasında da XIX.yüzyıla
tarihlendirilen Ergüneş Baba Türbesi, İlçe merkezine
9 km uzaklıktaki Dörtyol Köyü'nde Dörtyol Hamamı
bulunmaktadır. Bunların yanı sıra Sepetli Köyü'nde
ve Esençay'da höyükler bulunmaktadır.
-
- Taşovanın kültürel
mirasları turizmi alevlendirebilecek düzeydedir.
Taşova çevresinde yapılan kazılarda, Romalılarda,
Hititlerdenü, Osmanlılardan kalma, tarihi
buluntular, Alpaslan ve Amasya müzelerinde
sergilenmektedir. İlçede müzenin olmayışı, bu tarihi
mirasların, ilçe dışında sergilenmesini zorunlu
kılmaktadır. beklemektedir.
-
-
ALPASLAN MÜZESİ:
Taşova İlçesi’ne 9 km mesafedeki Alpaslan
Kasabası’nda Belediye ve Amasya Müze Müdürlüğü’nün
yönetim ve gözetim işbirliği sonucu kurulmuştur.
Müzede, yöre halkı tarafından bulunarak belediyeye
teslim edilen çok sayıda tarihi eser
sergilenmektedir
-
- ULUKÖY
SİNAN PAŞA HAMAMI:
Uluköy Kasabası merkezinde bulunan
yapı, 17. yüzyıl Osmanlı dönemine ait bir eserdir.
-
- YUKARI
BARAKLI KALESİ:
Özbaraklı Kasabası’nda, Yukarı Baraklı’nın 3 km
batısında Kaletepesi denilen hakim bir nokta
üzerinde Antik Roma Yolu’nun geçtiği vadiyi kontrol
için inşa edilen yapının bir kısım duvarları hala
ayakta durmaktadır. M.S. 2 ile 4, yüzyıllar arasında
yapıldığı tahmin edilmektedir.
-
- AŞAĞI
BARAKLI CAMİİ:Osmanlı
döneminin 17. yüzyıl yapılarından olan camii, koruma
altındaki taşınmaz kültür varlıklarındandır.
Yöremizde ender rastlanan ahşap camilerdendir.
Caminin içerisinde ve kubbelerde yoğun alçı ve sıva
üzerinde kalem işi süslemeler bulunmaktadır.
-
-
KAYABAŞI YAYLASI SİT ALANI ve ŞELALE KİLİSESİ:Özbaraklı
Kasabası’nda, şelale kaynağının çıktığı çanak
şeklindeki düz alan üzerinde antik döneme ait Roma
ve Bizans kalıntılarının temel izleri mevcuttur.
Aynı şelalenin kuzeye bakan yüksek yamacının
güneybatı köşesinde suyun yıllarca akması sonucu
meydana gelen kalkerin oluşturduğu doğal bir mağara
bulunmaktadır. Mağaraya 4 basamaklı bir merdivenle
inilmektedir. Kuzey cephesinde ise Horasan harcı ile
örülerek kapatılmıştır. Halk arasında kilise olarak
bilinmektedir.
-
-
KIZGÜLDÜREN KİLİSESİ:
Kızgüldüren köy içi mevkiinde, yalnız beden
duvarları ayakta kalan bir kilise mevcuttur. Bizans
dönemine ait olan bu kilise Osmanlı ve Cumhuriyet
dönemlerinde camii olarak kullanılmıştır.
-
- ROMA
YOLU: Tarihi Roma
Yolu Erbaa şehrinden başlayarak, Tanoba ve
Esençay’dan, Çakırsu, Darma, Tekke, Baraklı, Ebemi
ve Uygur kasabaları’na uzanan güzergahı
izlemektedir.
-
-
SEPETLİ TÜMÜLÜSLERİ ve HÖYÜK:Sepetli
Köyü’nde bulunan tümülüsler Geç Helenistik ve Roma
dönemlerinden kalmadır. Bu alanda buluna bir höyükte
yapılan kazılar sonucunda çok sayıda altın
buluntuları elde edilmiştir.
-
-
ESENÇAY TÜMÜLÜSLERİ:Roma
dönemindeki kral kişiler için inşaa edilen mezar
odalarının üzerine büyük toprak kütleleri yığılarak
küçük tepeler oluşturmak suretiyle yapılan anıt
mezarlardır.
- Esençay Kasabası’nın
kuzey sırtlarında bu tip tepelerden 5 tane
bulunmaktadır. Bunlardan Çakırmıstık Tepesi’ndeki
tümülüsün içerisinde bronz bir lahit bulunmuş olup,
Amasya Müzesi’nde sergilenmektedir. DÖRTYOL
HAMAMI:İlçe merkezine 9 km mesafedeki
Dörtyol köyü sınırları içinde hamam Osmanlılardan
kalmadır.
-
- ŞEYH
NURETTİN ALPASLAN TÜRBESİ:M.S. 13. Yüzyıl
Selçuklu döneminde yörede küçük bir külliye olarak
inşaa edilen yapılar topluluğundan ayakta kalan tek
eserdir. Alpaslan KAsabası’ndaki türbe, 1257 yılında
bölgeye yerleşen Selçuklu Türklerinden Şeyh Nurettin
Alpaslan anısına yapılmıştır.
-
-
ERGÜNEŞ BABA TÜRBESİ:Uluköy
Kasabasında 19. yüzyıl Geç Osmanlı dönemine ait
basit mezar biçiminde ve etrafı taşlarla çevrili bir
türbedir. Tesbit ve tescili yapılarak koruma altına
alınan yerlerdendir.