|
Amasya Evleri
genellikle yan yana, sırt sırta ve bitişik nizam yapılmış;
konutlar haremlik ve selamlık olarak düzenlenmiştir. Evler
daha çok bodrum üzeri tek ve iki katlı olup; birinci ve
ikinci kat üzeri "sahniş - sahn-ı şirin"li (üç tarafı
pencereli, çıkma tarzı cumba) olanlarına da rastlanmaktadır.
Evlerin çoğu avlulu ve bahçelidir. Bahçe, haremlik ve
selamlık arasında kalmakta, burada ocak ve su kuyusu
bulunmaktadır. İkinci katları çoğunlukla cumbalıdır.
Bununla, hem ev planında simetri sağlanmış, hem de daha
fazla yer kazanılması hedeflenmiştir. Özellikle
Yalıboyu'nda, Roma Dönemi sur duvarları üzerine yapılmış
olan konutlarda, Yeşilırmak'a bakan güney yöndeki evler,
"eliböğründe"lerle (ahşap evlerin çıkmalarına destek için
yerleştirilen çapraz payanda) desteklenerek dışarıya
taşırılmış, böylece daha geniş iç mekan elde edilmiştir.
1915 yangını, 1939 depremi ve zaman zaman meydana gelen sel
felaketleri, ahşap konutları olumsuz etkilemiştir. Hatuniye
Mahallesi bu olumsuzluklardan en az etkilenmiş olan
bölgedir.
AMASYA
EVLERİ HAKKINDA AYRINTILI BİLGİLER
"Hımış" yapı tekniği Anadolu'dan Balkanlara kadar uzanan
coğrafyada çokça kullanılmıştır. Bu tekniğe göre, ahşap
çatkı arası kerpiç ile doldurulmakta, zemin kat çoğunlukla
taştan örülmektedir. Amasya evlerinde de bu yapı tekniği
gözlenmektedir.
Bu tür ahşap evler uzun ömürlü olmadığı için, Selçuklu ve
(son dönemi hariç) Osmanlı devrinden günümüze mimari
örnekleri kalmamıştır. Doğal afetler ve yangınlar da bu
örneklerin kaybolmasında büyük rol oynamıştır. Örneğin 1915
yılında meydana gelen yangında, Amasya'nın en bayındır
mahalleleri ve çarşıları kül olmuştur. Günümüze kadar
gelebilen Amasya evleri, 19. yy'ın ikinci yarısına aittir.
Amasya evleri daha çok birbiriyle yan yana ya da sırt sırta,
bitişik nizam inşa edilmişlerdir. Bunun en iyi örneği
Yalıboyu evleridir. Ama şehir içerisinde ayrık nizam
uygulamalarına da rastlanabilmektedir.
Eski Amasya evleri genellikle haremlik ve selamlık olarak
düzenlenmiş olup, farklı uygulamalara da rastlanmaktadır.
Evler daha çok bodrum üzeri iki katlı olarak ele alınmıştır.
Evler genellikle avlulu ve bahçelidir. Özellikle haremlik ve
selamlık olarak düzenlenen evlerde bahçe ortada kalmakta ve
evler dışa kapalı bir görünüm almaktadır. Bahçe içerisinde
genellikle bir ocak ve su kuyusu bulunur. Ama günümüzde
kuyuların çoğu işlevini kaybetmiş durumdadır. Bahçeden
konuta geçiş, yine bahçe içerisinde yer alan Arnavut
kaldırımından sağlanır.
Evlerin plan merkezini içeride bulunan sofalar
oluşturmaktadır.Odalar bu sofaların etrafında yer
almaktadır. Bazı uygulamalarda ise, odalar arasında kalan ve
eyvan denilen, sofayla arasında herhangi bir mimari
bulunmayan mekanlar görülmektedir.
Konutların ikinci katları ise genellikle cumbalı (dışa
taşıntılı) olarak yapılmakta, bu sayede hem evin planında
bir simetri oluşmakta, hem de daha fazla yer
kazanılmaktadır. Özellikle Yalıboyu'nda, Roma Dönemi sur
duvarları üzerine yapılmış olan konutlarda, Yeşilırmak'a
bakan güney yöndeki evler, "eliböğründe"lerle (ahşap evlerin
çıkmalarına destek için yerleştirilen çapraz payanda)
desteklenerek dışarıya taşırılmış, böylece daha geniş iç
mekan elde edilmiştir. Taşıntılar sayesinde daha geniş ve
aydınlık olan ikinci katlarda, alt katlara oranla daha fazla
pencere bulunmaktadır. Pencereler daha çok Giyotin pencere
tarzında yapılmıştır, ve üçlü gruplar halinde
düzenlenmiştir. Pencere önlerinde, dışarıdan bakıldığında
içerisinin görülmesini engelleyen ahşap kafeslikler vardır.
Geleneksel ev tasarımında odalar arasında kullanım açısından
bir farklılık yoktur, bu nedenle odalarda bulunan Ocak,
Şerbetlik (Çiçeklik), Dolap, Raf, Sedir, konutun tüm
mimarisinin ayrılmaz parçalarıdır.
Eski Türk evlerinde olduğu gibi, Amasya evlerinde de
bağımsız bir banyo (Gusülhane) kısmına rastlanmaz. İnsanlar
bu gereksinimlerini genellikle odalardaki yüklük olarak
düzenlenen ahşap gömme dolaplar içerisinde giderirler.
PLAN
ÖZELLİKLERİ
Amasya evlerinin plan merkezini sofalar oluşturur. Sofalar
aynı zamanda evlerin plan tipini de belirler. Plan tipleri
katlar arasında farklılık gösterebilmektedir. Sofalar
ortada, dışta, köşede ya da evi boylu boyunca ikiye ayırır
nitelikte olabilmektedir.
MALZEME
Amasya evlerinin temelinde taş, birinci ve ikinci katlarında
ise ahşap çatkı arasına kerpiç dolgu kullanılmıştır. İç ve
dış yüzeyler samanlı çamur ya da kendirli kireçle
sıvandıktan sonra badana edilir.
CEPHE DÜZENLEMESİ
Genellikle kuzey-güney doğrultusunda düzenlenmiş olan eski
Amasya evlerinde ön cephe esas alınmıştır. Cumbalar bu
cephelerin en belirleyici unsurlarıdır. Bazı evlerde ise yan
cephelerde de, tıpkı ön cephelerde olduğu gibi çıkmalar
görülmektedir (Örneğin Hazeranlar konağı). Amasya evlerinde
dört tip cephe görülmektedir: cephe ortasından tek çıkmalı,
iki köşe çıkmalı, düz kat çıkmalı ve gönyeli çıkmalı.
ÇATI VE SAÇAK BİÇİMİ
Eski Amasya evlerinde iki çeşit çatı biçimi görülür. Kırma
çatı, evin her yüzüne doğru inen yüzeyleri olan çatı
tipidir. Beşik çatı ise, beşik örtüsü biçimindedir ve iki
yüzeye sahiptir. Günümüze kadar gelen Amasya evlerinde en
çok beşik çatıya rastlanır. Çatıların üzeri, oluklu alaturka
kiremitle örtülüdür.
Saçaklar genelde ön cephede bulunur, ama birden fazla
cephede saçağın bulunduğu evler de vardır. Bazı saçakların
altı kaplamalı iken, bazıları değildir.
BEZEME
Eski Amasya evlerinde, ahşap, ahşap üzeri kalem işi, alçı ve
madeni bezemeler görülmektedir.
Amasya evlerinde ahşabın, daha çok tavanlarda, kapılarda,
dolap kapaklarında, pencere kafesliklerinde, merdiven
korkuluklarında, konsollarda ve bazı evlerin saçak
silmelerinde süsleme malzemesi olarak görülmektedir.
|